İklim Kanunu Yükümlülükleri: Şirketleri 2026–2030 Arasında Ne Bekliyor?

İklim Kanunu Yükümlülükleri: Şirketleri 2026–2030 Arasında Ne Bekliyor?
İklim Kanunu Yükümlülükleri: Şirketleri 2026–2030 Arasında Ne Bekliyor?

Türkiye’de iklim politikası uzun süre strateji belgeleri ve gönüllü taahhütlerle yürüdü. 2025 yazında bu tablo değişti. 7552 sayılı İklim Kanunu ile sera gazı emisyonları artık hukuki bir yükümlülük. 27 Ağustos 2026’da Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği de bu yükümlülüklerin sahada nasıl uygulanacağını ortaya koydu.

Son haftalarda müşterilerimizden en çok duyduğumuz soru şu: “Biz ne zaman, neyi yapmak zorundayız?” Bu yazıda 2026–2030 dönemini yıl yıl ele aldık. Bazı tarihler hâlâ Karbon Piyasası Kurulu’nun kararlarını bekliyor. O yüzden kesinleşmiş hükümleri, taslakta öngörülen ya da sektörde beklenen adımlardan ayrı tuttuk.

7552 Sayılı İklim Kanunu ve Türkiye ETS Nedir?

İklim Kanunu 2 Temmuz 2025’te kabul edildi ve 9 Temmuz 2025 tarihli, 32951 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Türkiye’nin ilk çerçeve iklim kanunu olan düzenleme, 2053 net sıfır hedefine ve ulusal katkı beyanına yasal zemin kazandırıyor. Emisyon azaltımı, iklim değişikliğine uyum, karbon kredileri ve adil geçiş gibi pek çok başlığı kapsıyor.

Şirketler için en somut başlık ise Emisyon Ticaret Sistemi (ETS). Mantığı basit: Devlet belirli bir dönem için toplam emisyon tavanı belirliyor ve bu tavan kadar tahsisat dağıtıyor ya da satıyor. Her tesis, yıl sonunda saldığı her ton CO₂ eşdeğeri için bir tahsisat teslim ediyor. Tahsisatı yetmeyen piyasadan alıyor, fazlası olan satabiliyor.

Tesisiniz Hangi Kategoride?

Yönetmelik tesisleri yıllık emisyonlarına göre üç gruba ayırıyor. Hesap, fiili üretim üzerinden değil, kurulu kapasite esas alınarak ihtiyatlı biçimde yapılıyor:

  • Kategori A: Yıllık 50.000 ton CO₂e ve altı
  • Kategori B: 000 – 500.000 ton CO₂e arası
  • Kategori C: 000 ton CO₂e üzeri

Tahsisat teslim yükümlülüğü B ve C kategorisindeki tesisleri kapsıyor. Kategori A’da olmak ise izleme ve raporlama sorumluluğunun tamamen kalktığı anlamına gelmiyor. Okul, üniversite, hastane ve savunma sanayii tesisleri, yürüttükleri faaliyetle sınırlı olmak kaydıyla sistem dışında tutuluyor.

Yıl Yıl İklim Kanunu Takvimi: 2026–2030

2026: ETS Yönetmeliği ve İzleme Metodolojisi Planı

Yılın en kritik gelişmesi, 27 Ağustos 2026 tarihli ve 33353 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye ETS Yönetmeliği oldu. İzleme, raporlama ve doğrulama (İRD) kuralları ile piyasanın işleyişi artık tek bir metinde.

Sistem bir pilot dönemle başlayacak. Temmuz 2025’teki taslak, pilot dönemin 2026 ve 2027 emisyonlarını kapsamasını ve tesislere kıyas yöntemiyle yüzde 100 ücretsiz tahsisat verilmesini öngörüyordu. Nihai metin ise pilot dönemin kapsamını, süresini ve uygulama esaslarını Karbon Piyasası Kurulu kararına bıraktı. Kısacası pilot dönem iptal edilmedi; ancak kesin takvim ve sektör listesi için Kurul kararını beklemek gerekiyor.

Bu belirsizlik hazırlığı ertelemek için bir sebep değil. Pilot kapsama alınacak işletmeler, ilk İzleme Metodolojisi Planlarını yönetmeliğin yürürlük tarihinden itibaren iki ay içinde, yani 27 Ekim 2026’ya kadar elektronik ortamda İklim Değişikliği Başkanlığı’na sunmak zorunda. Başkanlık bu süreyi altı aya kadar uzatabiliyor. Pilota dahil olmayan ETS işletmeleri ise planlarını birinci uygulama döneminin başlayacağı yıldan önceki takvim yılının sonuna kadar vermeli.

Dış ticaret tarafında da önemli bir eşik aşıldı. AB’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM/CBAM) 1 Ocak 2026’da kesin döneme geçti. Çimento, demir-çelik, alüminyum ve gübre gibi sektörlerde AB’ye ihracat yapan firmalar için doğrulanmış emisyon verisi artık ticari bir zorunluluk. Türkiye ETS’si de bu mekanizmayla uyum gözetilerek kuruluyor.

2026’da atılacak ilk adım, tesisin kategorisini doğru belirlemek. Sahada sık gördüğümüz hata, bu hesabın fiili üretim verisiyle yapılması. Oysa yönetmelik kurulu kapasiteyi esas alıyor.

2027–2028: Sera Gazı Emisyon İzni İçin Son Tarih

Kanunun geçici 1. maddesine göre ETS kapsamındaki işletmeler, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl içinde sera gazı emisyon izni almak zorunda. Bu süre 9 Temmuz 2028’de doluyor. Geçiş döneminde işletmeler bir kereye mahsus izinli sayıldığı için faaliyetleri kesintiye uğramıyor. Kurul gerekirse bu süreyi iki yıla kadar uzatabiliyor, ama planı uzatma ihtimaline göre yapmak risk demek.

Emisyon izni beş yıl geçerli. Yenileme başvurusu, süre bitmeden en az altı ay önce yapılmalı. Kapasite artışı, yeni üretim hattı ya da unvan değişikliği gibi durumlarda iznin güncellenmesi gerekiyor.

Başvurularda en çok gözden kaçan konu personel şartı. Yönetmeliğin EK-3’üne göre Kategori B tesislerde mühendislik ya da fen fakültesi mezunu, sera gazı izleme ve raporlamada en az bir yıl deneyimli en az bir kişi bulunmalı. Kategori C’de bu şart, en az iki yıl deneyimli en az iki kişiye çıkıyor. Bu nitelikte personeli olmayan işletmeler dışarıdan hizmet alabiliyor.

Taslak takvim, birinci uygulama döneminin 2028–2035’i, ilk alt dönemin ise 2028–2030’u kapsamasını öngörüyordu. Bu tarihler nihai metinde yer almasa da sektörde referans olarak kullanılıyor. 2027 ise EPDK ve EPİAŞ’ın piyasa kurallarını netleştirmesi, ihale takviminin açıklanması ve ilk fiyat sinyallerinin görülmesi açısından yakından izlenmesi gereken bir yıl.

2029–2030: Ücretsiz Tahsisat Azalıyor, Karbon Maliyeti Başlıyor

Şirketin gerçek karbon maliyetini ücretsiz tahsisat miktarı belirleyecek. Yönetmelik hesaplama yöntemini açıkça tanımlıyor: Her alt tesis için doğrulanmış faaliyet seviyesi, Başkanlıkça ilan edilen kıyas değeri, ücretsiz tahsisat oranı ve sektörel faaliyet katsayısı çarpılıyor. Gerekirse sektörel düzeltme faktörü de devreye giriyor.

Dikkat edilmesi gereken nokta, ücretsiz tahsisat oranlarının aynı uygulama dönemi içinde alt dönemlere göre değişebilmesi. Oranlar henüz ilan edilmedi, ama AB örneği yönü gösteriyor. AB ETS’de SKDM kapsamındaki sektörlerin ücretsiz tahsisatı 2026’dan itibaren kademeli olarak azalıyor ve 2034’te tamamen sona eriyor. Türkiye’nin de benzer bir yol izlemesi bekleniyor. Taslak takvim esas alınırsa 2029, maliyetlerin bilançoda net biçimde görünmeye başladığı yıl olacak.

Bir örnekle bakalım: Yılda 200.000 ton emisyonu olan bir tesis 170.000 tonluk ücretsiz tahsisat alırsa, aradaki 30.000 ton için piyasadan tahsisat satın alması gerekir. Oranlar düştükçe bu açık büyür ve karbon fiyatı doğrudan bir maliyet kalemine dönüşür.

Sistemde üst sınır mutlak emisyon yerine emisyon yoğunluğu üzerinden belirleniyor. Yani ton ürün başına daha az salım yapan tesis avantajlı. Enerji verimliliği, yakıt dönüşümü ve proses iyileştirmeleri 2029–2030’a gelindiğinde doğrudan kâra yansıyan yatırımlar hâline geliyor. Yönetmelik, belirli koşulları sağlayan tesisler için ETS üst sınırının yüzde 10’una kadar ek bir rezerv de öngörüyor. Ancak bu rezervin taban fiyatı piyasa ortalamasının yüzde 50 üzerinde; kolay bir çıkış yolu olarak görülmemeli.

Her Yıl Tekrarlayan ETS Yükümlülükleri

ETS kapsamına giren bir şirketi her yıl aynı döngü bekliyor:

  1. Yıl boyunca emisyonlar onaylı İzleme Metodolojisi Planı’na göre izlenir.
  2. Ertesi yılın 30 Nisan tarihine kadar doğrulanmış sera gazı emisyon raporu ve faaliyet seviyesi raporu Başkanlığa sunulur.
  3. Ücretsiz tahsisattan yararlanmak isteyen işletme, faaliyet seviyesi raporunu verdiği tarihten itibaren 30 gün içinde başvurur.
  4. Kasım ayının son iş gününe kadar doğrulanmış emisyona karşılık gelen tahsisat, İşlem Kayıt Sistemi üzerinden teslim edilir.

Bu takvimde en çok sıkışılan aşama doğrulama. 30 Nisan’a yetişmek için akredite doğrulayıcı kuruluşla sözleşmenin yılın başında imzalanmış olması gerekiyor. Veriler dağınıksa doğrulama haftalarca sürebiliyor. Tüm veri ve belgelerin en az on yıl saklanması gerektiğini de hatırlatalım.

Kurumsal raporlama tarafı da bu döngünün parçası. TSRS kapsamındaki şirketlerin iklimle ilgili açıklamaları ile ETS’ye bildirdikleri emisyon verilerinin birbiriyle tutarlı olması hem denetim hem de yatırımcı güveni açısından giderek daha önemli hâle geliyor.

İklim Kanunu Kapsamında Uygulanacak Cezalar

Yönetmelikteki idari para cezaları caydırıcı seviyede:

  • Doğrulanmış emisyon raporunu zamanında sunmamak: Tesis kategorisi ve emisyon büyüklüğüne göre 627.450 TL ile 6.274.500 TL arası
  • Emisyon izni olmadan ya da süresi dolmuş veya iptal edilmiş izinle faaliyet göstermek: 1.254.900 TL ile 12.549.000 TL arası

Tahsisat teslim yükümlülüğünü yerine getirmeyen işletmenin eksik kalan kısmı bir sonraki yılın yükümlülüğüne ekleniyor, kanundaki yaptırımlar da ayrıca uygulanıyor. Kanunun geçici hükümleri pilot dönemde idari para cezalarının yüzde 80 indirimli uygulanmasını öngörüyor; bu indirimin nasıl işleyeceği pilot takvimi netleştiğinde belli olacak.

İşin bir de dolaylı maliyeti var. Güvenilir emisyon verisi sunamayan bir ihracatçı, SKDM kapsamında AB’nin çoğu zaman gerçek değerlerin üzerinde kalan varsayılan değerleriyle karşı karşıya kalabiliyor. Tedarik zincirinde müşteri kaybı ve yeşil finansmana erişimde zorluk da bu riskin diğer boyutları.

Şirketler için 5 Adımda İklim Kanunu Hazırlık Yol Haritası

Kurul kararlarının tamamını beklemeden atılabilecek pek çok adım var. Sahadaki deneyimimiz şunu gösteriyor: Hazırlığa erken başlayan şirketler, son dakikadaki veri ve belge yoğunluğunu yaşamıyor.

  1. Kapsam analizi: EK-1’deki faaliyetlerinizi, kurulu kapasitenizi ve ihtiyatlı yıllık emisyonunuzu hesaplayarak kategorinizi netleştirin. Pilot kapsama girme ihtimaliniz varsa İzleme Metodolojisi Planı çalışmasına hemen başlayın.
  2. Veri altyapısı: Ücretsiz tahsisat tesis bütününde değil, alt tesis düzeyinde hesaplanacak. Yakıt, elektrik, hammadde ve üretim verilerinizi bu ayrımla izlenebilir hâle getirin; ölçüm cihazlarının kalibrasyonunu ve kayıt sistemlerini gözden geçirin.
  3. Organizasyon: EK-3’teki personel şartını karşılayıp karşılamadığınızı kontrol edin. Gerekirse ekip kurun ya da dış destek planlayın. Doğrulayıcı kuruluşla görüşmeleri erkenden başlatın.
  4. Maliyet senaryoları: Farklı ücretsiz tahsisat oranları ve karbon fiyatları için 2028–2030 dönemine yönelik basit bir maliyet modeli kurun. Hangi azaltım yatırımının öncelikli olduğunu bu model gösterecek.
  5. Azaltım planı: Enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, yakıt dönüşümü ve proses iyileştirmeleri yalnızca emisyonu değil, satın almanız gereken tahsisat miktarını da düşürür.

Sıkça Sorulan Sorular

İklim Kanunu hangi şirketleri kapsıyor?

Kanun genel bir çerçeve çiziyor; ETS’ye ilişkin tahsisat teslim yükümlülüğü ise yıllık emisyonu 50.000 ton CO₂e’nin üzerinde olan Kategori B ve C tesislerini kapsıyor. Kategori A tesislerin de izleme ve raporlama tarafında sorumlulukları devam edebiliyor.

İzleme Metodolojisi Planı ne zamana kadar verilmeli?

Pilot kapsama alınacak işletmeler için son tarih, yönetmeliğin yürürlüğünden itibaren iki ay, yani 27 Ekim 2026. Başkanlık bu süreyi altı aya kadar uzatabiliyor.

Sera gazı emisyon izni için son tarih nedir?

ETS kapsamındaki işletmeler 9 Temmuz 2028’e kadar emisyon izni almak zorunda. Kurul bu süreyi en fazla iki yıl uzatabiliyor.

Yıllık emisyon raporu ne zaman teslim ediliyor?

Doğrulanmış emisyon raporu ve faaliyet seviyesi raporu her yıl, bir önceki yılın verileriyle 30 Nisan’a kadar sunuluyor.

GreeniX Sürdürülebilirlik Danışmanlık olarak kapsam analizinden kurumsal karbon ayak izi hesaplamasına, izleme planı hazırlığından TSRS ve GRI raporlamasına kadar bu sürecin her aşamasında şirketlere destek veriyoruz. İklim Kanunu takviminde nereden başlayacağınızı birlikte netleştirmek için ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.

Not: Bu yazı Eylül 2026 itibarıyla yürürlükteki mevzuata göre hazırlanmıştır. Pilot dönem, ücretsiz tahsisat oranları ve piyasa kurallarına ilişkin Karbon Piyasası Kurulu ve EPDK kararları yayımlandıkça içerik değişmektedir.

DİĞER
HABERLER

AI ve Sürdürülebilirlik: Yapay Zekâ Yeşil Dönüşümün Hızlandırıcısı Olabilir mi?

AI ve Sürdürülebilirlik: Yapay Zekâ Yeşil Dönüşümün Hızlandırıcısı Olabilir mi?

İkiz Dönüşüm" (Twin Transition) çağında yapay zekâ, sürdürülebilirliği bir raporlama yükü olmaktan çıkarıp stratejik bir rekabet avantajına dönüştürüyor. Veri madenciliğiyle enerji optimizasyonundan, emisyon tahminleme modellerine kadar dijitalleşmenin yeşil geleceği nasıl inşa ettiğini keşfedin. Karmaşayı algoritmalarla çözerek sürdürülebilir büyümenin yeni yol haritasını GreeniX vizyonuyla inceleyin.

05.05.2026
COP31 ve Türkiye’nin Yeşil Yüzyılı

COP31 ve Türkiye’nin Yeşil Yüzyılı

2026'da küresel ticaretin kuralları yeniden yazılıyor. COP31 eşiğinde Türkiye’nin Yeşil Yüzyılı vizyonunu, SKDM uyumunu ve yeşil finansmana erişimin anahtarı olan 'doğrulanabilir veri disiplini' stratejilerini keşfedin. Geleceği yönetmeye bugünden başlayın.

14.04.2026
Döngüsel Ekonomi ve Sürdürülebilir Arazi Yönetimi

Döngüsel Ekonomi ve Sürdürülebilir Arazi Yönetimi

Kaynak kullanımını en aza indirerek atık oluşumunu sınırlandırın ve döngüsel ekonomiyi kârlı bir iş modeline dönüştürün. Biochar ve enerji bitkileri gibi yenilikçi uygulamalarla toprak sağlığını iyileştirirken, işletmenizin ekolojik ayak izini küçültün.

25.03.2026